Hasta Hakları Aktivistleri Yönetim Kurulu Üyesi Av. Veli Gürbüz konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi.
17 Ağustos 1999 depremi, Düzce, Pülümür, Bingöl ve sonrasında ülkemizin birçok yerinde meydana gelen depremlerde, en çok kamu binaları hasar görmüştür. Büyük Marmara depremi üzerinden tam 11 yıl geçmiş olmasına ve olası İstanbul depreminin yaklaştığı ile ilgili açıklamalar uzmanlar tarafından sürekli dile getirilmesine rağmen hastaneler başta olmak üzere, okullar, belediyeler valilik binaları, emniyet müdürlükleri gibi diğer kamu binalarının depreme dayanıklılığı konusunda kapsamlı bir çalışma bugüne kadar yapılmamıştır, eldeki bilgiler de kamuoyuna açıklanmamıştır. Bu durum kamuoyunu tedirgin ve rahatsız etmektedir. Sağlığına kavuşmak için tedavi gördüğü hastanelerde bulunan hastalarımız, eğitim almak için eğitim kurumlarında bulunan çocuklarımız ve diğer kamu binalarında hizmet almak ve hizmet vermek için bulunan yurttaşlarımız, çürük kamu binalarının altında ölmeden biran önce gerekli önlemlerin alınması istemektedir.
Bu bağlamda Hasta Hakları Aktivistleri olarak Anayasa’da yer alan dilekçe hakkı ve Bilgi Edinme Yasasının olanaklarından yararlanarak hali hazırda hizmet veren hastanelere yazılı olarak başvurulmuş ve kamu binasının depreme ve Yangın Yönetmeliğine uygunluğu sorgulanmıştır. Bu sorgulamada depreme dayanıklılığı konusunda tespit yapılıp yapılmadığını, tespit yapılmış ise sonuçlarının neler olduğu, yapılan tespitlerde hizmet binasının depreme dayanıklı olmadığı sonucu elde edilmişse de, depreme dayanıklı hale getirme çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, depreme uygun hale getirilmişse uygunluk belgesinin olup olmadığı, yangın yönetmeliği çerçevesinde gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı hususları sorulmuştur.
Sorgulama sonucunda elde edilen veriler yetkililerin 17 ağustos 1999 depreminden gerekli dersleri çıkaramadığını gözler önüne sermiştir.
Kamu binalarının Deprem uygun hale getirilmemesi Anayasal suçtur. Çünkü Devlet “ Yurttaşların can ve mal güvenliğini korumak için gerekli önlemleri almak zorundadır. Hastanelerin depreme uygun hale getirilmemesi Ulusal ve uluslar arası hasta hakları belgelerinin ihlal edilmesi anlamına gelmektedir, aynı şekilde ulusal ve uluslar arası hasta hakları belgelerine göre herkesin, sağlık kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu isteme hakkı vardır.
Yetkililer tarafından şuana ana kadar gerekli tedbirlerin alınmaması görevin ihlal ve suistimal edildiğini ortaya koymaktadır. Bu gün görevini ihmal edenler ve gerekli önlemleri almayanlar yarın topluma karşı suç işlemek ve“genel güvenliği kasten-taksirle tehlikeye sokmak” suçundan yargılanabilecekleri gibi toplum vicdanında da cezalandırılacaklardır.
Hasta Hakları Aktivistleri
Yönetim Kurulu Üyesi
Av. Veli GÜRBÜZ
Deprem Raporu 01.03.2010 Pazartesi
“Ağır Yaralı Hastanelerde Ölüm Riski Yüksek“
Türkiye bir deprem ülkesidir. Yaşanan acılar nedeniyle, depremi gündemimizin birinci sırasına taşımak zorundayız. Depremi görmezden gelmek yerine deprem gerçeği ile yüzleşmek ve gereken tedbirleri zaman geçirmeksizin ivedi bir şekilde almak gerekir. Alınacak tedbirlerin başında, deprem sonrası hayati öneme sahip hastaneler gelmektedir. Birçok kamu binasında olduğu gibi, kamu hastaneleri de henüz yeteri kadar depreme hazır hale getirilememiştir. Olası bir deprem sonrasında; hastane binasının yıkılması ve tıbbı cihazların kullanılamaz hale gelmesi durumunda ve ayrıca sağlık çalışanlarının yıkılan veya hasar gören binaların içinde kalması deprem sonrasında her saniyenin bile ne kadar değerli olduğu da birlikte düşünülecek olursa hastanelerimizin mevcut durumunun facianın faturasını kabartacağı aşikârdır. Örneğin, 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen Marmara depreminde Kocaeli Tıp Fakültesi Hastanesi de yıkılmış ve depremzedelere sağlık hizmeti ulaştıramamıştır.
İstanbul’daki hastanelerin depreme dayanaklığının araştırılması projesinin sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Nuray Aydınoğlu, “Konu çok acildir. Gerçekte İstanbul’daki hastanelerin hiç iyi durumda olmadığını biliyoruz” diyerek konunun önemine dikkat çekmiştir.
İstanbul’daki kamu hastanelerinin ve çalışanlarının, olası İstanbul depremine hazır olmadığı, yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.
v Dünya Bankası adına Toplu Konut İdaresi Proje Uygulama Biriminin, İngiliz Laing-Owen Williams şirketine yaptırdığı “Deprem Dayanım Araştırması”nın ardından İstanbul’daki 26, İzmir’deki 30 hastaneye bağlı toplam 644 bina hakkında rapor hazırlandı. 1998 yılında başlatılan çalışmada hastanelerin zemin etütleri yeniden yapılırken, projeleri incelendi. İstanbul’da deprem dayanımları incelenen 26 devlet hastanesinin durumları şöyle:
Hastane olarak kullanılan toplam bina sayısı : 323
Güçlendirilmesi gereken ve güçlendirme projeleri tamamlanan bina sayısı : 279
Güçlendirilmesi gereken binaların oranı :%86’dır.
v CHP Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, depreme karşı güçlendirilmiş sağlık kurumlarına ilişkin soru önergesini yanıtlayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2002-2008 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlardan 265'inin depreme dayanıklılık analizinin yapıldığını, sadece 30 hastanenin güçlendirildiğini belirtmiştir. Bu rakam hastanelerin yüzde 20.4'ünün depreme karşı güçlendirildiğini ortaya koyarken, 147 sağlık kurumunun da depreme karşı halen güçlendirilmediğini ortaya çıkarmıştır. Sağlık Bakanı güçlendirilmesi gereken yapıların bir kısmının ihale aşamasında olduğunu, bir kısmının ise bölgede yeni hastane yapımı planlandığından taşınması söz konusu olduğunu ifade etmiştir. Depreme karşı güçlendirilen 30 hastane arasında deprem riski yüksek olan İstanbul'daki hastaneler bulunmamaktadır.
v Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan araştırmada, yataklı tedavi kurumlarında görevli hekimlerin yüzde 9.6'sının "Çalıştıkları hastanenin olağan dışı duruma hazır olduğu", yüzde 73.3'ünün ise "hazır olmadığı" görüşünü taşıdığı bildirilmiştir.
Hasta Hakları Aktivistleri olarak, İstanbul’daki kamu hastanelerinin olası İstanbul depremine hazır olup olmadığının çalışmasını, 2009 yılının ikinci altı ayında yapmış bulunmaktayız. Yapılan çalışmalar sonucunda çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere; İstanbul’daki 60 kamu hastanesine, “Deprem ve Yangın Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığını, uygunsa uygunluk belgesini, değilse ne gibi çalışmalar yapıldığını” yazılı olarak sormuş bulunmaktayız. Gönderdiğimiz dilekçelere 30 hastane yönetiminin cevap verdiği, bazı hastane yönetimlerinin cevap dahi vermediği, dilekçelerin bazı hastanelere ise adres değişikliği nedeniyle bila tebliğ edildiği görülmüştür.
Sorularımıza cevap veren hastanelerden;
v 15 hastane; Deprem Yönetmeliğine uygundur,
v 7 hastane; İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi(İSMEP) kapsamında çalışma yapılmaktadır,
v 5 hastane; uygun değildir,
v 5 hastane; sorularımızın cevaplarının kendilerinde olmadığı, sağlık müdürlüğünde olduğu, Şeklinde cevap vermişlerdir.
Sorularımıza, Yangın Yönetmeliği açısından cevap veren tüm hastaneler ise “uygundur” cevabını vermiştir.
Yapmış olduğumuz çalışma sonucunda, cevap almış olduğumuz hastanelerin %50 si depreme dayanıklı olduklarını beyan etmiş olsalar da uygunluk belgelerini gönderememişlerdir. Ayrıca Son on yıl içerisinde inşa edilen hastaneler için de depreme uygunluk belgelerini göndermemişlerdir, bu durum son yıllarda inşa edilen binalarında depreme dayanıksız olarak mı inşa edildiği sorusunu akla getirmektedir. Depreme dayanıklı olduğu ifade edilen cevaplar sadece beyandan ibaret olmuştur. Ayrıca cevap veren tüm hastaneler Yangın Yönetmeliğine uygun olduklarını beyan etmişlerdir, kamuoyunun da bildiği gibi, her nedense hastaneler yanmaya devam etmektedir.
Hastane yönetimlerinden gelen bazı ilginç cevaplar şöyledir:
v Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi; “1924 yılında inşa edilen hastanemiz Deprem ve Yangın Yönetmeliğine uygun değildir.
v İstanbul Tıp Fakültesi( Çapa ); “hastane yerleşkesinin tarihi yarım ada ve SİT alanı içerisinde olduğundan, bürokratik engellerden dolayı çalışmalar zamana yayılmıştır.
v Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi; “ 2001 yılında yapılan deprem dayanıklılık testlerinin sonucu hastanemizin güçlendirme gerektirip gerektirmediği, gerektiriyorsa ne gibi işlemler yapıldığı konusunda Sağlık Müdürlüğümüzden görüş sorulmuş, henüz cevap tarafımıza iletilmemiştir.”
v Bayrampaşa Devlet Hastanesi; “ … resmi bir kurum olan hastanemiz idaresinin, bu tür konularla bilip bilmeden meşgul edilmemesini aksi takdirde savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının bildirilmesini önemle rica ederim” diyerek, talihsiz bir cevap vermiştir.
Hastanelerden gelen tüm cevaplardan aşağıdaki sonuçları çıkarmak mümkündür;
v Hastaneler çok eski tarihli olması nedeniyle Deprem ve Yangın Yönetmeliği’ne uygun hale getirilemiyor.
v Hastaneler, SİT alanı veya yeniden yapılandırma alanları yerleşkesinde olması nedeniyle bürokratik engeller nedeniyle güçlendirme çalışmalarında ilerleme kaydedilemiyor.
v Sağlık teşkilatı kendi arasında ve diğer kurumlarla ortak hareket edememesinden dolayı verimli çalışamıyor.
v Yapılacak çalışmaların yasal alt yapısının olmaması nedeniyle sonuca gidilemiyor.
v Merkezi hükümetin yeteri kadar kaynak ayıramamasından dolayı yapılması gereken işler askıda kalıyor.
v Hastane yönetimlerine seçilen yöneticiler ehil olmadıkları için hastanelerin sorunlarına çözüm üretemiyor.
Yirmi dört saat hizmet veren hastanelerin, olası depremlere karşı güçlendirilmesi, hatta hastane binalarının tamamının yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Çünkü Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğe göre:
v Hastaneler stratejik binalardan olup, bu binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir.
v Binaların hafif şiddetteki depremlerde binalardaki yapısal ve yapısal olmayan sistem elemanlarının herhangi bir hasar görmemesi, orta şiddetteki depremlerde yapısal ve yapısal olmayan elemanlarda oluşabilecek hasarın sınırlı ve onarılabilir düzeyde kalması, şiddetli depremlerde ise can güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak yapılır.
v Hastaneler insanların uzun, sürekli, yoğun olarak bulunulduğu ve deprem sonrasında kullanılması gereken binalar arsında olup önem katsayısı en yüksek binalardandır.
Adalet Bakanlığı üç tane merkezi adliye sarayı yaparak, olası depreme karşı tedbirini almış durumdadır. Aynı şekilde Sağlık Bakanlığının da benzer tedbirleri alması gerekmektedir. Aksi takdirde; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılmış, 369, 370 ve devamı maddelerinde, Ammenin selameti aleyhinde cürümler ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun üçüncü kısmında “Topluma Karşı Suçlar” alt başlığında belirtilen, “genel güvenliğin kasten-taksirle tehlikeye sokulması” 170. ve devamı maddelerinde belirtilen suçları işlemiş olacaklardır.
İstanbul’daki kamu hastanelerinin 2009 deprem istatistikleri
|
NO
|
HASTANE ADI
|
Deprem Yönetmeliğine Uygun Olup-Olmadığı
|
Yangın Yönetmeliğine Uygun Olup Olmadığı
|
Açıklamalar
|
|
Uygun
|
Çalışma Yapılan
|
Uygun Değil
|
Uygun
|
Çalışma Yapılan
|
Uygun Değil
|
|
1
|
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
X
|
|
|
|
|
|
|
2
|
Bayrampaşa Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Yeterli Bilgi Verilmemiştir
|
|
3
|
İstanbul Yakacık Doğumevi ve çoçuk Hastalıkları Hastanesi
|
|
|
X
|
X
|
|
|
|
|
4
|
Prof. Dr. N. Reşat Belger Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştıma Hastanesi
|
|
|
X
|
X
|
|
|
İl Sağlık Md.Cevap Beklenmektedir
|
|
5
|
İstanbul Paşabahçe Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
6
|
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Bayındırlık İskan Md. Cevap Beklenmektedir
|
|
7
|
İstanbul Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi
|
|
|
X
|
X
|
|
|
İl Sağlık Müdürlüğüne Sorulmasını İstiyor
|
|
8
|
Üsküdar Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Bilgi İçin İl Sağlık Müdürlüğünden Cevap Bekliyor
|
|
9
|
Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
İl Sağlık Müdürlüğüne Sorulmasını İstiyor
|
|
10
|
Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
11
|
Metin Sabancı Balta Limanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
X
|
X
|
|
X
|
X
|
|
|
|
12
|
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eği. ve Arş. Has.
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
13
|
Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
X
|
|
X
|
|
|
|
|
14
|
İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
15
|
İstanbul Deri ve Tenasül Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
16
|
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
X
|
|
X
|
X
|
|
|
A Blok Uygun, B, C, Uygun Değil
|
|
17
|
Eyüp Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
18
|
Prof. Dr. Necmi Ayanoğlu Silivri Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
19
|
Gümüşsuyu Askeri Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Bilgi Edinme Kapsamı Dışında Olduğu Gerekçesi ile Bilgi Verilmemiştir
|
|
20
|
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Bilgi Edinme Kapsamı Dışında Olduğu Gerekçesi ile Bilgi Verilmemiştir
|
|
21
|
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
22
|
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi
|
|
|
X
|
X
|
|
|
Gerekli Çalışmalar için Brökratik Engellemelerden Bahsetmektedir
|
|
23
|
İstanbul Huzur Hastanesi ve Dinlenme Evleri Vakfı
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
24
|
Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
X
|
X
|
|
X
|
|
|
|
|
25
|
Pendik Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
26
|
Zeynep Kamil Kadın ve Çoçuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
X
|
|
X
|
|
|
|
|
27
|
İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
28
|
İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
29
|
İstinye Devlet Hastanesi
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
30
|
Kadıköy Dispanseri-Semt Polikliniği
|
X
|
|
|
X
|
|
|
|
|
31
|
Bakırköy Kadın Doğum Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
32
|
Bakırköy Osmaniye Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
33
|
Bayrampaşa Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
34
|
Beykoz Çoçuk Göğüs Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
35
|
Beykoz Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
36
|
Beyoğlu Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
37
|
Cibali Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
38
|
Heybeliada Sanatoryumu
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
39
|
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
40
|
İstanbul Esnaf Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
41
|
İstanbul Polis Hatanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
42
|
Kartal Acil Yardım ve Trafik Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
43
|
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
44
|
Kasımpaşa Deniz Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
45
|
Küçükçekmece Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
46
|
L.N. Banat Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
47
|
Levent Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
48
|
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
49
|
Marmara Üniversitesi Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
50
|
Pendik Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
51
|
S.Ç.N. Burat Doğ. Çoçuk Bakım Evi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
52
|
Sağmalcılar Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
53
|
Sümerbank Merkez Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
54
|
T. Denizcilik İşletmeleri Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
55
|
Topçular Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
56
|
Üsküdar Dispanseri
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
57
|
Bezm-i Alem Vakıf Guraba Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
58
|
Büyükada Devlet Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
59
|
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
60
|
Daruleceze
|
|
|
|
|
|
|
Cevap Gelmedi-Cevap Alınamadı
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TOPLAMLAR
|
15
|
7
|
5
|
21
|
3
|
|
|
Hasta Hakları Aktivistleri bu çalışmaların sadece hastane binaları çerçevesinde kalmasını istememektedir. Kamu binaları konusundaki bu duyarsızlık devam ettikçe korkumuz iki kat artmaktadır. Çürük kamu binası altında ölmek istemiyor ve sivil toplum olarak harekete geçiyoruz ve Türkiye deki tüm kamu binalarının deprem ve yangın yönetmeliğine uygun hale getirilmesini istiyoruz. Yurttaşların kamu binalarını deprem ve yangın yönetmeliği açısından sorgulamaları Temel haklarıdır. Derneğimiz tarafından hazırlanan dilekçeler ile yurttaşlar, çocuğunun öğrenim gördüğü veya herhangi bir işlem için bulunduğu kamu binalarına başvurarak, “hizmet aldığı kamu binasının depreme dayanıklılığı konusunda tespit yapılıp yapılmadığını, tespit yapılmış ise sonuçlarının neler olduğu, yapılan tespitlerde hizmet binasının depreme dayanıklı olmadığı sonucu elde edilmişse, depreme dayanıklı hale getirme çalışmalarının yapılıp yapılmadığı” hususlarını soracak ve yazılı olarak cevap isteyecektir.
Dilekçesine Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde 15 iş günü dilekçe hakkına göre 30 gün içinde cevap alamayan yurttaşlar, dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılmasına Dair Yasaya aykırı hareket ederek görevi ihmal eden kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunabilecektir.
Kamuoyundan yoğun kabul göreceğine inandığımız bu eylemlilikle başlayacak dilekçe yağmuru, ister istemez kamu erkini harekete geçmeye zorlayacak ve yurttaşların canına kasteden kamu binaları için önlem alınmasını sağlayacaktır.
Dilekçe örnekleri, www.hastahaklari.net adresindeki internet sitemizden ve genel merkezimiz den ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.
Hasta Hakları Aktivistleri
İstanbul 01.Mart.2010
Ek:1
Buraya Dilekçeyi vereceğiniz kurumun adını yazınız:
Örneğin:
…………….Hastahanesi Başhekimliği’ne
……….…….…………Nüfus Müdürlüğü’ne
………..ilköğretim Okulü Müdürlüğü’ne
Ben .................... ilçesinde ikamet etmekteyim.
Bilindiği gibi yapılan araştırmalar ve çeşitli uzmanların söylediklerine göre ülkemiz bir deprem bölgesidir. Özellikle İstanbul ‘da şiddetli bir depremin yakın yıllarda ve her an olabileceği belirtilmektedir. Son yıllarda yaşadığımız depremlerden sonra özellikle kamu binalarında çok fazla can kaybının olması bizleri vatandaş olarak endişelendirmektedir.
Hizmet binanızda her an bir işlem için bulunabilmekteyiz. Bu nedenlerle hizmet binanızın depreme dayanıklılığı konusunda tespit yapılıp yapılmadığı, tespit yapılmış ise sonuçlarının neler olduğu, yapılan tespitlerde hizmet binasının depreme dayanıklı olmadığı sonucu elde edilmişse, hizmet binasının depreme dayanıklı duruma getirilip getirilmediği hususlarının yazılı olarak bildirilmesini dilerim.
Ad-Soyad
İmza
Adres